Aşk

p style="text-align: justify; ">

Ya ortasındasındır AŞK’ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..

Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte “sorunsuz” bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir.

Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella’yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır.

Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar… ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller…

Aşk… kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası…

Aşk… Elif Şafak’tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.
 

Kitap Bilgileri
Kitap Yazarı Elif Şafak
Yayınevi Doğan Kitap
ISBN 9786051111070
Sayfa Sayısı 432
Tür #edebiyat #roman

Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.

- 25/04/2017 04:30

Bazen hiç tanımadığın birini seversin,rüyalarına girer,hayallerine,benliğine işler, adı anılır evin her köşesinde,bilmeden aşık olursun,sonra gelir evine,ailene ilk Kez görürsün,kalbin atmaya başlar,heyecan öyle sarmıştır ki uyku uyumazsın, mutluluktan konuşamazsın,o gün gelir kapıdan içeri girer öyle ki göz göze gelemez,titrersin,ilk görüşte aşk gibi tutulursun, Haftalar geçer tanıdıkça seversin,kalbine girer,sözlerine,en çokta gülüşlere.. Bir çocuk gibi havalara uçarsın,ailenden istemeye gelir,o gün elin ayağın birbirine dolanır,ne yapacağını bilemezsin,sözler kifayetsiz kalır,söz yüzüklerini almaya gidersin,o an kalbin küt küt atmaya başlar,akşam olur yüzükler takılır,dualar okunur en büyük mutluluktur bu aslında sonra evine gider. 1-2 gün sonra telefonda ayrılma kararı alır ve ayrılırlar.ama bir taraf hep sever hep bekler,sanki gelecekmiş gibi.. En acısı da görmeden sevip kalbine yer etmektir. aşk bazen sevip de ulaşamadığındır, o seni sever ama sen sevemezsin.bazende sen onu sevip kadere karşı gelemezsin. Bir şair demiş ki;için yanarken üşümek yüreğin kan ağlarken gülmek özleyip de sevdiğini görememektir. İşte aşk bu olsa gerek..!


- 18/05/2017 08:30

Bişrev! Dinle! Sabah ezanını hayatında ilk defa işiten birine duyduğu sesin neye benzediğini sorun. Muhtemelen şunu söyleyecektir: Gizemli sıra dışı, neredeyse tılsımlı. Ama aynı zamanda doğa üstü, akıl dışı, hatta ürpertici. Tıpkı aşk gibi!


- 08/08/2017 20:30

Yirmi Üçüncü Kural: Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz. Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde.


- 14/02/2017 11:30

Birini öldürdüğün zaman, muhakkak ki ondan bir şeyler bulaşır sana: Bir resim, bir koku, bir nefes... Bir ah, bir lanet, bir ses... "Maktulün bedduası" derim ben buna. Bedenine yapışır kalır. Başlar oymaya, tenini delip geçercesine. Ta ki yüreğinin derinliklerine sızana değin. Orada tutunur, yeniden sende yaşam bulur. Rüyalarına girer, uykularını delik deşik böler. Gündüzleri bir şekilde idare edersin ama gece olup yalnız kaldığında, döşeğinde soğuk terlersin.


- 28/08/2017 17:30

Hoca hocayı takkede, deli deliyi dakkada bulur.


Tüm alıntıları göster

FİYAT BİLGİSİ

Fiyat Bilgisi Yükleniyor