ARAF

p style="text-align: justify;">

“İyi de bir insana neden ömür boyu geçerli olacak şekilde tek bir isim veriliyordu başka bir isim de verilebilecekken, hatta isminin harfleri karıştırılıp aynı isimden yenileri türetilebilecekken? Kendimiz de dahil etrafımızdaki her şeyi yeniden adlandırma şansı ne zaman alınmıştı elimizden?

Doğuştan bana verilen bir isme ilanihaye mıhlanıp yapıştığımı bilmek nasıl sıkmaz ki canımı, hayattaki yegâne tesellim kendim olmamayı başarabilme şansım iken? İsimleri sonsuza kadar sabitleyen bir dünyaya saplanmışım, harflerin çığırından çıkmasına izin vermeyen. Ama ne vakit kaşığımı alfabe çorbasına daldırsam ismimi ve onunla birlikte kaderimi yeniden düzenlemek üzere yeni harfler yakalamayı umuyorum.”

Elif Şafak, cinsel/etnik/dini, tüm çarpılmışlıklarıyla aklımızdan çıkmayacak bir günümüz Amerikası tablosu çizmiş. Kaçık, hüzünlü, bilge ve inanılmaz komik romanı insanın damağında acı-tatlı bir lezzet bırakıyor.
FERNANDA EBERSTADT, The Furies romanının yazarı

Büyüleyici kelime oyunları, bir pop kültür aşkı ve korkusuz bir zekâ. Araf, Elif Şafak’ı XXI. yüzyıl edebiyatının önünde şapka çıkarılacak kadar orijinal seslerinden biri yapıyor.
ADAM LANGER, Crossing California’nın yazarı
 

Kitap Bilgileri
Kitap Yazarı Elif Şafak
Yayınevi DOĞAN KİTAP
ISBN 9786051114699
Sayfa Sayısı 396
Tür #edebiyat #roman

Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.

- 29/08/2017 13:30

Rastlantıların kendine has bir büyüsü vardır. Yeterince ani ve keyifliyseler bir de her biri fani yapımı minyatür boy mucızeler gibi görünebilir maruz kalanların gözlerinde, özellikle de çaresizlerin.


- 26/07/2017 08:30

''Şimdi ne halt yiyorsun?'' ''İsmime noktalarını iade ediyorum'' diye homurdandı öteki, harflerin üzerinde dönen kobalt mavisi mürekkep lekelerinden alamadan gözlerini. Her bir nokta peçetenin üzerinde usul usul dağılıyor, dağıldıkça büyüyordu; şu hayatta başkalarının gözünde daha görünür olmanın yolunun, özden mümkün olduğunca uzaklaşmak anlamına geldiğini kanıtlarcasına.


- 24/08/2017 23:30

Kendi yalanından kendi de tiksinmiş gibi yutkundu, gerçi bunun sebebi yalan söylemiş olmanın ahlaki yükünden ziyade, daha iyi yalan söyleyememenin zihinsel hüsranıydı.


- 07/12/2016 02:30

Kim gerçek yabancı-bir ülkede yaşayıp başka bir ülkeye ait olduğunu bilen mi yoksa kendi ülkesinde bir yabancı hayatı sürüp, ait olacak başka bir yeri de olmayan mı?


- 25/07/2017 10:30

Ömer sustu. İnsanın derin düşüncelere kapıldığı anlarda sustuğu gibi değil. Beklenmedik bir itki karşısında, mesela yolda anında yanından geçen arabanın renkli camında kendi tükenmiş imgesini görüp kendi gerçeğiyle yüzleşmesi gibi hem irkiltici ama hem de tanıdık bir şey karşısında nasıl susulursa öyle susmuştu. Soru nasıl sorulursa sorulsun cevabın yanlış kalmaya mahkum olacağını fark etmesini sağlayan da benzer bir ürpertiydi.


Tüm alıntıları göster

FİYAT BİLGİSİ

Fiyat Bilgisi Yükleniyor