Bu deneyimin de çevre düzeni yazarın tercihli alanı olan Akdeniz' den oluşsa da, Fernand Braudel'le karşılaşmayı hiç beklemediğimiz bir saha işte: tarihöncesi ve antik dünya. Ama insan coğrafi sürekliliklerin ve determinizmlerin sözcülüğüne soyununca, on yıllar boyunca hem temel yapılarının hem de en küçük ayrıntılarının izini sürdüğü bir tarihsel örgünün ilk ortaya çıkışının cazibesinden, kökenlerin baştan çıkarıcılığından kendini alabilmek mümkün mü? - Önsöz, Jean Guilaine ve Pierre Rouillard, s. 11
Tanıtım Bülteni:
Ülkemizde de tanınan bir tarihçi olan Fernand Braudel, alanlararası ve karşılaştırmalı bir tarih yaklaşımına sahip olan Annales ekolünün önde gelen isimlerindendir.
Hayatta olduğu sırada yayımlanamayan, ancak ölümünden on üç yıl sonra okuyucuyla buluşabilen bu eserde anlatı tarihöncesinden, hatta Akdeniz tabanının ve çevresindeki dağların oluşumundan başlıyor. İnsanın diğer türlerden ayrılarak insanlaşmasının öyküsüyle devam eden eserde tarım, yazı, deniz yolculuğu, ticaret ve imparatorlukların doğuşuna yol açan büyük güçler parlak bir üslupla açıklanıyor, bölgenin coğrafyasının ve ikliminin binyıllar içinde yarattığı etkiler ayrıntılarıyla gözler önüne seriliyor.
Fenikelilerin, Etrüsklerin, Yunanlılar ile Romalıların, Mezopotamya ile Mısır'ın kuruluşlarını, birbirleriyle ilişkilerini ve sönüp kayboluşlarını tutkulu bir dille anlatan yazar, çalışmalarını yürüttüğü dönemdeki son arkeolojik bulguları da işin içine kattığı bu son derece canlı ve kapsamlı çalışmasıyla, Akdeniz'de insanlık tarihinin başlangıcına yeniden hayat kazandırıyor.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.