93 Harbi olarak bilinen 1878'deki Rus Harbinden sonra Kafkasya'dan İstanbul'a göç eden Çerkez bir ailenin küçük kızıydı. Beş yaşındayken Yıldız Sarayı'nın haremine satıldı. Saray'da büyüdü ve uzun boyu, narin endamı, iri ela gözleriyle Ayşe Nihal, haremin en güzel cariyelerinden biri oldu.
Bir kızgınlık anında Padişah II. Abdülhamit hakkında söylediği sözler ve cuma selamlığına çıkmak istememesi başına olmadık dertler açar. Şehzadelere, paşalara layık görülüyordu; ama o, Padişah'ın da ikazını dinlemeyip, Maiyet-i Seniye Çavuşu Fahri Efendiyle evlendi ve Anadolu yollarına düştü. Gittiği yerlerde, vakur hal ve davranışlarıyla saygı gördü, "Saraylı Hanım" diye çağrıldı. Ne var ki gelişen olaylar; Abdülhamit'in kocasını sürgüne göndermesi, Damat Ferit'in ittihatçılara açtığı savaş ve Yozgat'ta Çapanoğulları İsyanı; bir de kocasının hataları, o vakur Saraylı Hanım'ın yaşamını altüst etti.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.