Ankara'da, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde okuyordu. Yaz tatili başladığında, uzun bir ayrılıktan sonra annesine ve Nihal'e kavuşacağı için enikonu heyecanlıydı. İki kişiyi çok seviyordu: Biri annesi, diğeri de Nihal. Zaten dünyada ikisinden başka kimsesi de yoktu. O daha bebekken annesiyle babası boşanmışlar, annesi onu alıp bu küçük kente taşınmıştı. İstanbul'da yaşayan babasını hiç görmemişti. Okuldan döndüğü o gün yaşamı alt üst oldu: Çarşıda Nihal'i un fabrikatörü Faruk Bey'in oğluyla gördü. Sevdiği kızı bir başkasına kaptırmamak uğruna kavga etti. Bütün şehir onu yaban görüp üstüne geldi. Dövüldü dövüldü, gururu kırıldı; her şeye katlandı ve sevdiğinden vazgeçmedi. Nihal'in ailesi kızlarını babası belli olmayan birine vermek istemeyince de kolu kanadı kırıldı. Kimdi o? Nasıl bir babanın oğluydu? ^Sevdiği kıza kavuşabilmek için yaşamının bu karanlık sayfasını aralamaya kalktı ve hiç beklemediği olaylarla karşılaştı.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.