Ölüm birilerine "yasayla" geldi. Ölüm cezası kararları Meclis'e geldi. Parmaklar kalktı, indi. Meclis "birilerinin" ölümü için "yasa " çıkardı. İnsan, ölüme "nasıl" oy verir? Sonra, pişmanlık duyar mı, mahcup olur mu, utanır mı? Ya da; Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı için evet oyu kullanan bir eski parlamenter gibi, "Ben hiçbir zaman idamı onaylayacak bir tavır içinde olmadım, elim kalkmadı" diyebilir mi?
Ölüme oy vermeyi "olağan" zamanlarda savunmak kolay mıdır? Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamlarına onay verenlerden Süleyman Demirel gibi, "O günün şartları öyle icap ettiriyordu. 1972'de yapılan iş millet adına olmuştur" diyenlerin vicdanları rahat mıdır? 50 kişinin idam edildiği 12 Eylül döneminin lideri Kenan Evren, 20 yıl sonra idam cezası konusunda ne düşünür? "Bir sağdan, bir soldan getirin, biz orta yolcuyuz, dedik" sözlerini nasıl savunur? "AB'yi istiyorsak, artık idam da olmayıversin" noktasına nasıl gelmiştir?
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.