BİR ÖMÜR BÖYLE GEÇTİ 2

FİYAT BİLGİSİ

Fiyat Bilgisi Yükleniyor


Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.

Kitap ile ilgili henüz alıntı paylaşılmamış.

Kitap Bilgileri

Kitap Yazarı Süleyman Ateş
Yayınevi YENİ UFUKLAR NEŞRİYAT
ISBN 978-975-984-337-3
Sayfa Sayısı 604
Tür #di̇n #i̇nceleme-araştirma

KUVEYT VE İLK HAC1975 yılının kış başlarında, Kuveyt Üniversitesi'nden aldığım davet üzerine konferanslar vermek için bir haftalığına Kuveyt'e gittim. Eğitim ve Külliyetu'1-benât (Kızlar Fakültesi) nde İslâm İktisadı, Osmanlı'da ve Türkiye Cumhuriyetinde Dinî Eğitim gibi konularda üç konferans verdim. Kurban bayramına da takriben bir ay kalmıştı. Dönüşte Hicaz'a uğrayıp hac yapmayı çok arzu ediyordum.Hicaz üzerinden Türkiye'ye dönmek üzere önce vize ve bileti vermiş olan Üniversiteden muvafakat yazısı aldım.Medine'ye ilk defa geliyorum. Peygamber Mescidinin ışıklı minarelerini görünce heyecanlandım. Bir tanıdığa rastlar mıyım diye bakındım. Cibril kapısının önünde battaniyemi serip uzandım, bir grup İranlı geldi, İlâhî okuyup koro halinde sesli sesli ağlıyorlardı. Hiç uyuyamadım. Saat 3 civarında biraz dalmışım. Yanımda bir kişinin sessizce ve edeple ağladığını gördüm. Bir Türk idi. Nereden geldiğini sordum. Adının Ramazan olduğunu, bir süre için burs ile Irak'ta bulunduğunu, Irak'tan gelen hacılara rehber olmak üzere getirildiğini ve beni tanıdığını söyledi, bana "Hocam" diye hitabediyordu.Namazdan sonra Erzurum Misafirhanesinde kendime bir oda buldum. Odayı iki kişi paylaşıyoruz. Oda arkadaşım, Küçük Çekmeceli hacı adayı, nur gibi bir insandı. Çok rahat ettim. 17 gün kaldığım bu odada bir Hac Rehberi hazırlamaya karar verdim. Mescid-i Nebevî'nin hemen karşısında, Ali Ulvi Kurucu'nun müdürlüğünü yaptığı Şeyhülislâm Arif Hikmet Efendi Kütüphanesine gidiyor, kaynak eserlerden yararlanarak kitabı yazıyordum.Artık Arafat zamanı yaklaşmıştı. Bir gün Ankara'da tanıştığım emekli Albay Muammer Bey'le karşılaştım. Özel arabalarıyla gelmişlerdi. Onlarla birlikte Peygamber Aleyhisselâm'a veda ziyareti yaptık. Ben Medine'den ayrılırken çok duygulanmış ve hüngür hüngür ağlamıştım.Yolda sohbet ede ede Cidde'ye geldik. Mola verdiğimiz Cidde'de çarşıyı dolaşırken Diyanet İşleri Başkanlığı müşaviri Talat Karaçizmeli ile karşı lastik. Kendileri Diyanet ekibi olarak hacca geldiklerini, Mekke'de Mesfele'de kaldıklarını söyledi. Benim için de orada yer olup olmadığını sordum. "Hay hay Hocam" dedi. Ben de onlarla birlikte gitmeğe karar verdim. Albay Muammer Bey üzüldü, kendisi müziğe âşinâ, iyi ilâhî okuyan biri idi. Orada ağlar biçimde: "Hem cemalin gösterip çekmek olur mu kendini?" Şarkısını okudu. Vedalaşıp ayrıldık.***İşte ben buyum. Ne yazdıysam doğru yazdım, abartmadım, yamultmadım. Yazdıklarım, özüm gibi doğrudur. Elbette hayatımın bütün ayrıntıları bu iki cilde sığmaz. Zamanı gelir, bizden sonraki kuşaklar bu özetin ayrıntılarını da okurlar. Hayatımda saklı, gizli bir şey yoktur. Yalanı, dolanı, abartıyı, övünmeyi sevmem. Her şeyim, kalbim gibi şeffaftır. Yüce Allah'ın, kalbi selim ile bizi huzuruna almasını dilerim.