Dünya İnsanoğlunu misafir etmeye başladığı günden beri, güzel ve çirkin, iyilik ve kötülük, sevinç ve keder, savaş ve barış kavramlarını birlikte yaşamaya başladı. Çünkü İnsanoğlu, dünyada; yaratılış itibari ile, güzelliğin, iyiliğin zirvesine ulaşabildiği kadar, çirkinliğin ve kötülüğün en alt derecesine kadar İnebilen tek varlık. Ve yine insanoğlu, sevinç ile kederi aynı anda yaşayabilmekte. Savaşın acısını çektiği kadar, barışın mutluluğunu da tadabilmekte. Daha doğrusu, dünya insanlığı denildiğinde, zıtlıkların ve karmaşıklığın hakim olduğu bir canlılar kümesi akla geliyor.Tarafsız bir gözle, uzaydan dünya insanlarına bakıldığında, akıllara durgunluk verecek olayların yaşandığını görmek mümkün. Bir yanda, hayvandan daha aşağı derecede kötüler, öbür yanda insanlığın en üst zirvesini yakalamış mükemmel insanlar. Oysa hayvanlar alemine bakıldığında yeknesak bir düzen hakim. Her hayvan topluluğu kendine özgü hayat çizgisini devam ettiriyor. Hiçbir hayvan, ihtiyacının ötesinde keyfi olarak, başka bir canlıyı öldürmeye kalkmıyor. Üstelik hayvanlar, kendi hemcinslerini hiç zarar vermiyorlar. Ancak İnsanlar alemine bakıldığında, durum pek iç açıcı değil. İnsanlar hemcinslerini hiç acımadan öldürüyorlar. Bu yetmemiş gibi diğer canlılara da büyük zararlar veriyorlar. Dünyada insanlar tarafından, hem insanlara ve hem de diğer canlılara yönelik toplu katliamlar yapılıyor ve ardı arkası kesilmeyen savaşlar cereyan ediyor.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.