Sen de kendin olmaktan kaçmıştın çoğu zaman. Hep başkalarının istediği gibi davranmış ve başkası olmak istemiştin. Kendi trajik sonuna hızla yaklaşıyordun da, henüz bu gerçeğin farkında değildin.
Oysa ben farkına varmıştım gerçeğin o zamanlar: Kendin olamıyorsan hiç kimse ol; böyle düşünüyordum. Önce başkası değil, hiç kimse olmayı denemeliydi insan. Çünkü başkası olduktan sonra yeniden kendisi olabilmek imkansızdı. Ama hiç kimse olduktan sonra insanın kendisi olabilme şansı vardı.
Başkası da olamıyordun, çünkü başkası kendisiydi, sense sendin. Sen kendin olabilirdin ancak, başkası olamazdın. Ama belki de bunu öğrendiğinde senin için çok geçti, kendi acizliğine teslim olmuştun.
Sana bunları söylemekten acı duyuyorum. Ama ömrümüz, kendimize itiraf edemediğimiz gerçekleri başkalarına anlatmakla geçmedi mi?
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.