Medeniyet insanlığın ortak malıdır. Bu itibarla tarihteki devletler de medeniyete olan katkıları nispetinde değerlendirilirler.Türkler, çeşitli zamanlarda ve yerlerde ayrı ayrı devletler kurmalarına rağmen, daima kendilerine özgü kültür ve medeniyeti bozmamışlar, gittikleri yerlere de götürerek günümüze kadar uzanan milli bir kültür meydana getirmişlerdir. Bilhassa "Nizam-ı Alem" uğruna müdafaa ettikleri İslâm'ın kültür ve medeniyetinin gelişip yayılmasına da büyük hizmette bulunmuşlardır.İslâm ile müşerref olan Türkler'in kapalı alandan çıkarak açık denizlere ulaşmaları Selçuklular zamanıdır. Selçuklular, İran kültür tesirine maruz kaldıkları ölçüde, aynı kültürün ve edebiyatın yükselmesine de o ölçüde hizmet etmişler, bu arada kendi kültürlerini de İslâm dünyasına getirmişlerdir.Eskiden hem tetkiklerin azlığı ve hem de hissi sebepler dolayısıyla Avrupa'da, Türkİer'in ve bilhassa Selçukluların İslâm medeniyetinin yükselmesine değil çökmesine sebep olduklarına dair bazı sakat görüş ve peşin hükümler vardı. Hatta ihtisas dışında kalan bazı neşriyatta, halâ böyle hataların yer aldığı müşahede edilmektedir. İşte bu hususlar bazı tarihçilerimizi rahatsız etmiş ve bu alanda ciddi araştırmalar yaparak, malum görüşleri tamamıyla çürütmüşlerdir. İslâm medeniyetine ise asıl darbeyi Moğol istilasının indirdiğini de vurgulamışlardır.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.