SUNUŞÇevre sorunları, insanoğlunun yeryüzünde yaşamaya başlamasıyla ortaya çıkmış değil. İnsansız bir gezegende de, doğal işleyiş bazı olumsuz gelişmelere yo! açabiliyordu. Örneğin, yanardağ/anıt püskürdüğü bazı gazlar doğal ortama büyük zararlar verebiliyordu; ormanlar kavruluyor, otlaklar kuruyor, yaban hayatı yok oluyordu.İnsan, yeryüzüne çıktı. Canlılar âlemine "insan" adlı bir üye daha katıldı. Hiçbir yaratık insan kadar savunmasız değildi. Bu basit yaratığın ne pençesi güçlüydü; ne hızlı kaçabiliyordu... Fakat, zekası vardı. Zekasını kullanmayı beceremeseydi, yeryüzüne çıkmasıyla yokolması bir olabilirdi.Doğaya, canlı ve cansız varlıklara hükmetmeye başladı insanoğlu. Çünkü zekasını kullanıyordu. Doğayı istediği gibi, kendi çıkarları için değerlendirmeyi Öğrendi. Bilgi birikimi giderek arttı; yeni ufuklar açtı. Hayatta kalabilmek için bütün canlılar arasında müthiş bir mücadele vardı; bu yarıştan, korkunç savaştan insanoğlu galip çıktı. Vahşi hayvanları vurdu, öldürdü. Etini yedi; derisinden giysi yaptı. Bitkileri tamdı; bazılarından zehirlendi; bu ona ders oldu. Bazılarının çok besleyici olduğunu öğrendi. Binlerce, onbinlerce yıl böyle geçti. Avcılık ve devşiricilikle..Neolitik adını verdiğimiz dönemde insan, artık toplayıcılıkla yetinemez olmuştu. Toprağa tohum gömdü; ürün elde etti. Daha iyi besinlerle daha çok doymanın yolunu yordamını Öğrendi. Fakat, daha ilk tohum toprağa verilince erozyon da başlamış oldu. Elbette, insanoğlundan önce de erozyon vardı. Fakat, artık antropojen erozyon dönemi başlıyordu. Daha bol ürün nüfus artışı getirdi, insanlar yeryüzünün yaşamaya en elverişli yerlerine dağılmaya, doğayı değiştirmeye, kendi çıkarları için sömürmeye başladılar, Ormanları yakan insanoğlu, sadece floraya zarar vermekle kalmadı; fauna da bundan zarar gördü.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.